type="text/css">
   
 
  mahmutaslan4
Çözüyormuş gibi davranmak !



Yazar Adı: Mahmut Aslan

Yazar İletişim: mahmut.aslan@hotmail.com


Yazarın Tüm Yazıları

Eklenme Tarihi: 12.11.2010 Saat: 21:35

Kürt sorunun demokratik,barışçıl çözümü için sürecin başlatılması veya çözümsüz'lügü derinleştirilecek kapsamlı bir savaşın kapıda beklediği çok hassas bir dönem içinden geçiyoruz.

Çözümsüz'lüğü dayatan inkar cephesinin yamaladığı 12 Eylül faşist anayasasının referanduma götürmesiyle özgürlük mücadelesinin Boykot zaferi inkar cephesini şaşkına çevirmiş oldu.

Referandumun Kürt coğrafyasındaki sonucu Kürt özgürlük hareketinin planladığı gibi Boykot’un yüksek oranlara varması her kes tarafından farklı değerlendirildi.

Doğru değerlendirmeler olduğu gibi gerçeklikten uzak  değerlendirmelerde yapıldı.

Bundan dolayı de olumlu adımlar ve provakatif  adımlar hızlı ve çarpıcı bir şekilde yaşanır oldu.

Yaşanan olumlu ve olumsuz gelişmeleri ayrı ayrı değerlendirmek, anlamını ve arka planını kavramak büyük önem taşıyor.

Provakatif  gelişmelerden ilki eylemsizlik kararı içinde olan gerilla güçlerinin üstlenme alanlarına imha amaçlı saldırı ve operasyonların düzenlenmesi sonucu 9 gerillanın yaşamını yitirmesidir.

İkincisi ise,Hakkari de Köy yoluna döşenen mayının patlatılması sonucu 9 Kürt köylüsünün yaşamını yitirmesi ve bir çok kişinin yaralaması olmuştur.

Kürt imhasını görev kabul etmiş olan savaş  cephesi birinci olayda teslim olmayı kabul etmeyen “Teröristler„ etkisiz hale getirildi şeklinde rutin bir açıklama ile kamuoyu bilgilendirildi.

İkinci olayda ise hiç bir araştırmaya gerek duyulmadan alelacele PKK’yi sorumlu tuttu.

Ancak daha başından itibaren pek çok veri bu olayın adresi olarak derin devleti gösteriyordu.

Boykota eksiksiz katılan Köylülere karşı gerçekleştirilen bu provakatif mayin saldırısı bir başka olumlu gelişmeyi ortaya çıkardı.

Bu olumlu gelişme ise hükümetin BDP yöneticileriyle demokratik sürecin 

başlatılması için görüşmelerde bulunacağıydı.

Ayni dönemde Kürt halk önderi Öcalan ile yapılan görüşmelerin de perde arkası yavaş yavaş kamuoyu ile paylaşıldı.

İnkar ve imha cephesi Öcalan’la yapılan görüşmeyi ret ederken Öcalan benim görüşmelerim devletle yapıldı ve devam etmektedir şeklinde basına yansıdı.

20 Eylül günü ise PKK, görülen bazı olumlu gelişmelere zemin oluşturmak amacıyla eylemsizlik süresini bir hafta uzattığını açıkladı.

Aynı günlerde STK‘larin  Kürt halkının ana dilde eğitim hakkı ile ilgili okul boykotu oldu bu boykot da diğer boykot gibi herkesimin serin kanlı düşünmesini sağlayacak derecede sonuçlar alındı.

Inkar'ci, ırkçı kesim  Ana dille eğitim yapılması için yapılan bir haftalık okul boykotuna karşı birleşerek bu masum boykotu bir terör eylemi olarak kodlayıp,zorbalıkla engellemeye çalışıldı.

Yaşanan olumlu ve olumsuz gelişmeleri ifade eden bu tablo,ortaya bazen olumlu bazan olumsuz bakış tarzları öne çıkardığını görmekteyiz.

Düşünün bir yandan Devlet adına  Öcalan ile müzakerelere başlandı, denilerek oldukça iyimser bir eğilim sunulurken; Diğer yandan kirli savaşın en yoğun olduğu dönemleri aratmayan karanlık eylemler,operasyonlar yaşanıyor.

Geçmişte yaşanan kirli savaşın karanlık eylemleri Kürt özgürlük hareketinin üzerine yıkılarak halk nezdinde itibar kayıp edilmesi hedeflenmektedir.

Bu tarz karanlık eylemlerle Kürt özgürlük  hareketini itibarsızlaştırma, askeri ve siyasi güçlerinin tasfiyesi planlanmaktadır.

İnkar ve savaş  cephesi Kürt halkının özgülük taleplerini kabul etme niyeti olmadığı veya en azında samımı olmadığı görülmektedir.

Bu samimiyetsizlik içinde bir yandan Kürt halk önderi Öcalan ile müzakere yapıldığı ifade edilmekte, diğer taraftan “demokratik özerklik” başta olmak üzere ana dilde eğitim hakkı gibi taleplerin kesinlikle kabul görmeyeceği ilan etmekte bir sakınca görmemektedir.

Fotoğrafa detaylı bakıldığında inkar ve savaş cephesinin Kürt sorunu ne olduğunu kavramadığından sorunu çözüyor gibi davranarak zaman içinde çürüterek yok  etmeyi hedeflemektedir.

Ama bu inkar ve savaş cephesinin görmek istemedikleri Kürtlerin eski Kürtler olmadığı ve Dünyanın en politikleşmiş halkı olduğunu algılamamış olmalarıdır.

Tüm verileri bir araya getirdiğimizde inkar ve savaş cephesi ya Kürt halkının tüm istemlerini kabul edecek,yada inkarcı,savaş cephesinin faşist güçleri, kurulu düzenin bekası uğruna topyekun bir saldırıya geçeceklerdir.

Bu topyekun saldırı karşısında Kürt halkı 30 küsur yıldır sergilediği mücadele ruhuyla özgürlüğünü elde edebilecek potansiyellere sahip olduğunu göstermiştir 

Özgürlük mücadelesinin otuz yıllık savaş geçmişi çözümsüzlük dayatılırsa daha otuz yıl daha savaşabileceğinin garantisi olarak görülmelidir.

Mahmut ASLAN


 
 





Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
E-mail adresin:
Mesajınız:

MeNü
 
Kullanıcı adı:
Şifre:
Facebook beğen
 
Reklam
 
DuYuRuLaR
 

www.batman1990.tr.gg

BaTMaN 72

--HOŞ GELDİNİZ--
DEĞERLİ MİSAFİRLERİMİZ DENGE AZADİ FM ÇOK YAKINDA SİZLERLE OLACAK
İYİ EĞLENCELER
--WWW.BATMAN.TR.GG--

sitemizi ziyaret etti sitemizde kişi online
 

 

=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=